İçeriğe geç

İnsan ki fânidir. İnsan ki, cismaniyet yönüyle herhangi bir varlıktan farksızdır. Hâlbuki o böyle geçici bir hayatı, ebedî yapmasını bilmiştir. Yani o, Hâlık’ın vücudunun gölgesinden ibaret olan ebediyet mefhumunu öğrenmiştir. İşte bu büyük mânâyı idrakin mükâfatı olarak, Cennet kapısında karşılanmakta ve Cennet bekçileri ona ve onun gibi olanlara; “Selâm size! Siz ne güzel şeyler yaptınız; ebedî olarak şimdi girin Cennet’e!”83 demektedirler. O Cennet ki orası bütünüyle güzellerin ve güzelliklerin yurdudur. O Cennet ki, bütün güzeller ve güzellikler cemalinin birer cilvesi olan Ezelî ve Ebedî Güzel orada müşâhede edilecektir.

Bazı hadislerde, Cennet muhafızlarının başında bulunan meleğe “Hâzin”84 bazı hadislerde de “Rıdvan”85 denilmektedir. Rıdvan, Cenâb-ı Hakk’ın insanlara verdiği nimetlerin ufuk noktasıdır.

Kur’ân-ı Kerim’de bu hakikate şöyle işaret edilir:

“Mü’min erkek ve kadınlara altlarından ırmaklar akan, içinde ebedî kalacakları Cennetler ve Adn Cennetlerinde güzel meskenler vaadedilmiştir. Allah’ın razı olması ise hepsinden büyüktür. İşte büyük başarı budur.”86

166