İçeriğe geç

1. Yukarıda da ifade edildiği gibi, وَبِالْاٰخِرَةِ’deki وَ, umumi ifadeden sonra daha özel bir anlam ifade etmekte ve inzâl edilen kitaplar içinde icmalen anlatılmış olsa da burada hususi bir rükün olarak ahiret akidesinin ehemmiyeti gayet net olarak vurgulanmaktadır.

2. اَلْاٰخِرَة kelimesindeki harf-i tarif, ahd içindir ve burada mânâ, “Sizin ebediyet arzusuyla öteden beri araştırıp durduğunuz, ancak mahiyetini tam bilemediğiniz ahiret, işte böyle bilinen bir ebediyet yurdudur. İşte bunun hakkında yakîn çok önemlidir.” şeklinde olur.

3. هُمْ zamirinin, اَلْاٰخِرَة ile يُوقِنُونَ kelimelerinin arasına girmesinde şöyle bir belâgat nüktesi söz konusudur: Ahirete tam mânâsıyla inananlar, ancak ve ancak müttakilerdir. Bu ifade, mefhum-u muhalifiyle ele alınacak olursa, kendilerine peygamberler vasıtasıyla ilâhî suhuf ve kitap gelen kimselerin ahiret hakkında bir kanaatleri olsa da, her kişinin tasdiki yakîn derecesinde değildir. Ayrıca يُوقِنُونَ kelimesinin muzâri sigasıyla gelmesi, bu mevzuda bir kavs-i urûc ve seyr ü sülûkun ifadesi olarak, insana, içinde bulunduğu andan başlayarak, nâmütenahî istikametinde hayatının sonuna kadar karşısına çıkan “bedihî, yakînî” bütün delilleri değerlendirerek ahiret akidesini tahkim etmesi gerektiğini ihtar etmektedir. Zira يُوقِنُونَ kelimesinde “yakîn hâsıl ederler” mânâsı da vardır. Binaenaleyh insan, hayatı boyunca hep bu yakîni pekiştirmeye çalışmalıdır.

Burada üzerinde durulması gerekli olan iki önemli nokta söz konusudur:

162