İçeriğe geç

Sözlükte hazine, define anlamlarına gelen “kenz”; İslam ıstılahında, zekâtı verilmeyen, gerekli yerlere sarf edilmeyip bir yerde yığılıp bekletilen mal demektir.

Bilindiği gibi mal biriktirip stoklar meydana getirme, iktisadî hayatta ciddi krizlere yol açmaktadır. Bunun neticesinde halkın büyük bir çoğunluğu mağdur olmakta ve sonuçta içtimaî hayatta kutuplaşmalar meydana gelmektedir. İşte İslâm, bu ve benzeri sebeplerle stokçuluk, ihtikar ve karaborsacılığı yasaklamıştır. Malın belirli kimseler tarafından stok edilerek piyasadan çekilmesi, sun’i fiyat artışlarına sebep olur ve birkaç kişi veya kurum, büyük menfaatler elde ederken, alma gücü sınırlı olan büyük bir kitle ciddi sıkıntılara sürüklenir. Elbette bu bir zulümdür ve cemiyet içinde ciddi rahatsızlıklar meydana getireceği âşikârdır. İslâm, zekât ve sadaka gibi mükellefiyetlerle bu tür rahatsızlıkların daha baştan önünü alır.

Evde veya bankada pasif hâlde duran paranın hiç kimseye bir faydası yoktur. Onun faydası ancak kullanıldığı ve tedavüle sokulduğu takdirde ortaya çıkacaktır. Bu sebepledir ki İslâm, tasarruf etme, herhangi bir iş için sermaye oluşturma veya muhtaç durumdaki insanlara yardım etme gibi herhangi bir maksat gözetmeksizin biriktirilen mala “kenz” ismini vermiş ve Müslümanları bundan kaçınmaları noktasında şiddetle uyarmıştır. Piyasada suni daralmalara ve fiyat artışlarına sebep olmak ve böylece daha çok para kazanmak için mal stoklamak, İslâm nazarında çok kötü bir fiildir.

Evvelâ Kur’ân-ı Kerim, bu hususta oldukça sert ikazlarda bulunur:

وَالَّذِينَ يَكْنِزُونَ الذَّهَبَ وَالْفِضَّةَ وَلَا يُنْفِقُونَهَا فِي سَبِيلِ اللّٰهِ فَبَشِّرْهُمْ بِعَذَابٍ أَلِيمٍ ۝ يَوْمَ يُحْمَى عَلَيْهَا فِي نَارِ جَهَنَّمَ فَتُكْوَى بِهَا جِبَاهُهُمْ وَجُنُوبُهُمْ وَظُهُورُهُمْ هَذَا مَا كَنَزْتُمْ لِأَنْفُسِكُمْ فَذُوقُوا مَا كُنْتُمْ تَكْنِزُونَ
134