Buna benzer diğer bir âyet-i kerime de şu şekildedir:
“Namazı kılın, zekâtı verin, Resûle de itaat edin ki, merhamete mazhar olasınız.”204Allah Resûlü (sallallâhu aleyhi ve sellem) de, şu hadisleriyle yoksulun elinden tutmanın, zayıflara, muhtaçlara yardım etmenin, anne-babaya infakta bulunmanın Allah’ın rahmetine vesile olduğunu ifade buyurmuştur:
“Şu dört özelliği kendisinde toplayanı Allah (celle celâluhu) rahmetiyle kuşatır ve onu Cennetine kor: Yoksulu koruyan, zayıfa merhamet eden, köleye yumuşak davranan ve anne-babasının ihtiyaçlarını karşılayan.”205
Aynı zamanda zekât, belâ ve musibetlere karşı bir siperdir ki, bu da rahmet-i ilâhiyenin ayrı bir tecellisidir. Zekât farizasının yerine getirilmediği durumlarda, Allah’ın rahmetinin de kesileceğini yine Allah Resûlü (sallallâhu aleyhi ve sellem) bildirmektedir:
“Mallarının zekâtını vermeyen topluluğa semadan rahmet kapıları kapanır, bir damla yağmura hasret kalırlar. Şayet masum hayvanlar da olmasaydı onların yağmurdan hiç nasipleri olmazdı.”206
Demek oluyor ki hem dünya hem de ukba adına Merhameti Sonsuz’un rahmetini celbedecek en önemli hususlardan birisidir zekât. Zekât müessesesinin bulunduğu yere ilâhî rahmet sağanak sağanak gelir. Olmadığı yerler ise bir damla rahmete muhtaç gider.
e. Zekât Temizliktir
Zekâtın kelime anlamı, ‘temizlik’tir. Evet, zekât umumi bir temizliktir. Zekâtın farziyetini bildiren âyet, bu temizlenmeyi hedef olarak gösterir: