12. Sa’y
Rivayet edildiğine göre Hazreti Hacer, suyun yerden çıktığını görünce bir taraftan su kabını doldurmaya başlamış diğer taraftan da suyun akıp gitmesini engellemek için etrafını kumlarla çevirmeye çalışmıştı. Peygamber Efendimiz (sallallâhu aleyhi ve sellem) bir hadislerinde bu hâdiseye işaret ederek şöyle buyurmuştur: “Allah, İsmail’in annesine rahmet eylesin; eğer suyun önünü kapatmasaydı Zemzem gürül gürül akıp giden bir ırmak olurdu.”138
Yine başka bir hadiste Cebrail’in (aleyhisselam) Hazreti Hacer’e, “Bu suyun yok olacağından, kaybolup çekileceğinden korkma. Burası Allah’ın evidir, Allah dostlarını korur. Bu, Allah’ın misafirlerinin içeceği bir sudur.”139 dediği rivayet edilir.
Mekke’nin fethedildiği gün Kâbe putlardan temizlenince Resûl-i Ekrem ve beraberindekiler Zemzem kuyusundan kovalarla su çekerek Kâbe’nin içini ve dışını yıkadılar. Efendimiz’in, Veda haccında ve umreleri sırasında Kâbe’yi tavaf ettikten sonra Makam-ı İbrahim’in arkasında iki rekât tavaf namazı kılarak ardından zemzem içtiği rivayet edilir.
12. Sa’y
Lügatta “çalışmak, yürümek, koşmak” gibi anlamlara gelen sa’y kelimesi, terim olarak hac veya umre yapan kimselerin Safâ ve Merve tepeleri arasında toplam yedi kez gidip gelmesini ifade eder. Her bir gidişe şavt ismi verilirken sa’y yapılan alana mes’â ismi verilir.
Kur’ân-ı Kerim’de sa’y hakkında şu âyet vardır:
َ اِنَّ الصَّ فَا وَ الْمَرْ وَ ةَ مِنْ شَ عَٓائِـرِ اهللِۚ فَـمَنْ حَجَّ الْـبَـيْتَ اَوِ اعْتَمَرَ فَلَ جُنَاحعَلَيْهِ اَنْ يَـطَّـوَّفَ بِهِمَاۜ