9. Tavaf
tığı temeller üzerine yeniden inşa etmeye niyetlendiler. Fakat inşaata başladıktan sonra mâlî imkânlarının inşaatı tamamlamaya yetmeyeceğini anladılar ve binanın daha küçük tutulmasına karar verdiler. Bugün yarım daire şeklindeki bir duvarla ayrılan bölgeyi Kâbe’nin dışında bırakarak inşaatı tamamladılar. Bölgenin Kâbe’ye dahil olduğunu göstermesi bakımından da o günün şartları içinde taşlarla çevirdiler. Daha sonra bu bölgeye Hicr veya Hicr-i İsmail ismi verilmiştir. Hicrin sınırını gösteren yarım ay şeklindeki duvara “terk edilmiş, bırakılmış” mânâsına gelen Hatîm ismi verilmiştir. Hazreti İsmail ile annesi Hacer’in kabirlerinin burada olduğu rivayet edilir.128
Hicr’de kılınan namaz Kâbe’nin içinde kılınmış gibidir. Zira rivayet edildiğine göre Hazreti Âişe şöyle demiştir: “Ben Kâbe’nin içinde namaz kılmayı çok arzuluyordum. Bunun üzerine Resûlullah (sallallâhu aleyhi ve sellem) elimden tutup beni Hicr-i İsmail’e koydu ve, ‘Kâbe’ye girmek istediğin zaman Hicr-i İsmail’de namaz kıl. Çünkü Hicr-i İsmail, Kâbe’den bir parçadır. Senin kavmin Kâbe’yi bina ettiği zaman onu daraltıp Hicr’i ondan ayırdı.’ buyurdu.”129 Resûl-i Ekrem, devamında, “Eğer kavmin küfür döneminden yeni çıkmış olmasaydı Kâbe’yi yıktırıp İbrahim’in temelleri üzerine yeniden inşa ederdim.” Bir başka rivayette ise, “Dışarıda bırakılan kısmını içeri aldırırdım.” buyurmuştur.130
9. Tavaf
Tavaf, sözlükte “bir şeyin çevresinde dönmek, dolaşmak” anlamına gelir. Terim olarak ise usûlüne uygun olarak Kâbe’nin etrafında dönmeyi ifade eder. Tavafta Kâbe’nin etrafında yedi kez dönülür. Her bir dönüşe “şavt” ismi verilir. Dolayısıyla bir tavaf yedi şavttan oluşur. Tavafa, Kâbe sol