İçeriğe geç
73. Bölüm

9. Veda Tavafı

Zilhicce’nin 13. günü (Bayram’ın dördüncü günü), diğer günlerden farklı olarak cemrelere sabah namazından sonra çıkıldı. Cemreler taşlandıktan sonra Allah Resûlü ve beraberindekiler Medine’den gelirken konakladıkları ve “terviye” gününe kadar ikamet ettikleri Ebtah’a geldiler. Allah Resûlü, bugünün öğle, ikindi, akşam ve yatsı namazlarını Ebtah’ta kıldırdı.

Birçoğuyla belki ilk defa buluştuğu ve yaklaşık on gündür beraber olduğu ashabından ayrılık vakti artık yaklaşmıştı. Bugünden itibaren insanlar yavaş yavaş memleketlerine dönecekti.

Efendimiz (sallallâhu aleyhi ve sellem), bundan dokuz gün önce hastalanan Hazreti Âişe’ye (radıyallâhu anhâ) “Umreni feshet, saçını çözüp tara ve hac için telbiye getir.” buyurmuştu. Mina’da bulunduğu sırada hastalığı biten ve ifâza tavafını da yapan annemiz, gelirken niyet ettiği üzere haccın yanında bir de umre yapmayı arzu etmişti. Bunun üzerine Allah Resûlü (sallallâhu aleyhi ve sellem) ona, “Öyleyse Ten’im’e git ve oradan umreye niyetlen!” buyurdu. Gecenin bu vakti yalnız göndermemek için de kardeşi Abdurrahman’ı yanına çağırıp şöyle dedi: “Ablanı Harem bölgesinden çıkar da umre için telbiye getirsin! Sonra da umrenizi yapıp buraya gelirsiniz; ben, sizi burada bekliyor olacağım!”

Bunun üzerine Hazreti Abdurrahman, Âişe Validemiz’i bineğinin arkasına bindirdi ve birlikte Ten’im’e gittiler.

9. Veda Tavafı

Bu arada, haccın bittiğini düşünüp de memleketine dönmek üzere Mekke’den ayrılmak isteyenler vardı. Resûlullah (sallallâhu aleyhi ve sellem) onlara, “Kâbe’ye gidip de veda tavafı yapacağı âna kadar hiç kimse bir yere ayrılmasın!” buyurdu.183

190