20. Ravza-i Mutahhara
Haram’dan sonra yeryüzündeki en yüce, en kutlu mesciddir. Orada namaz kılmanın ayrı bir ehemmiyeti olduğu hadislerde beyan edilmiştir.151
Mescid-i Nebevî’ye giren kimse Ravza’da iki rekât tahıyyet-ül-mescid namazı kılar. Sonra iki rekât da şükür namazı kılıp duâ eder. Duâdan sonra kalkıp edeb içerisinde Efendimiz’in kabrinin yer aldığı Hücre-i Saadet’e gelir. Yüzünü Muvâcehe’ye doğru Efendimiz’e dönerek edeple selam verir. Resûlullah’ın kendisini gördüğünü, selâmını, duâlarını işittiğini ve cevap verdiğini, âmin dediğini düşünür. “Esselâmü aleyke yâ Seyyidî, yâ Resûlallah, selam Sana ey Efendim, ey Allah’ın Resulü” diyerek selam verir. Kendisi vasıtasıyla Efendimiz’e selam gönderenlerin selamlarını iletir. Sonra da salavât getirerek duaya başlar.
20. Ravza-i Mutahhara
Ravza, bahçe demektir. Tertemiz mânâsına ‘mutahhara’ kelimesi de eklenerek “Ravza-i Mutahhara” denilir ve tertemiz bahçe anlamına gelir. Ravza-i Mutahhara, Mescid-i Nebevî içinde Hazreti Peygamber’in kabri ile minberi arasındaki mekâna verilen isimdir. Burası hadislerde Cennet bahçelerine denk görülmüştür. Efendimiz “Benim evimle minberimin arası, Cennet bahçelerinden bir bahçedir.”152 buyurmuştur. Kâbe mihrâblar mihrâbı, bu muhteşem mihrâbın minberi ise Cennet bahçelerinden daha temiz olan Râvza-i Tâhire’dir. Efendimiz’in mihrâbı, minberi ve mübarek kabr-i şeriflerinin bulunduğu bu alanın uzunluğu 22 metre, genişliği 15 metredir. Mescid-i Nebevî’nin diğer bölümlerinden belirgin bir şekilde ayrılması için zeminine açık yeşil halı döşenmiştir. Bu mübarek mekânda yapılan ibadet ve duaların ayrı bir değeri vardır.