İçeriğe geç
52. Bölüm

8. Hicr

tığı uygulama ise şöyledir: Tavafın her şavtında avuç içleri Hacerü’l-Esved’e doğru kaldırılır ve sanki dokunuyormuş gibi hafifçe hareket ettirilir. Bu hareketin ardından tekbir getirilerek avuç içi öpülür.

Abdullah İbn Ömer’den nakledildiğine göre Resûl-i Ekrem Efendimiz bir seferinde dudaklarını Hacerü’l-Esved’in üzerine koyup uzun süre ağlamıştı. Daha sonra dönüp Hazreti Ömer’in de ağladığını görünce şöyle buyurdu: “Ey Ömer! İşte burada gözyaşı dökülür.”126

Hazreti Ömer’in de Hacerü’l-Esved’le ilgili olarak şöyle dediği rivayet edilir: “Allah’a andolsun ki senin fayda veya zarar vermeyen bir taş olduğunu biliyorum; eğer Resûlullah’ın öptüğünü görmeseydim seni asla öpmezdim.”127

Hazreti Ömer bu sözüyle putperestlikten yeni kurtulan kavmine bir taraftan Resûl-i Ekrem’e harfi harfine inkıyat etmenin önemini anlatmakta diğer taraftan ise onun da nihayetinde bir taş olduğunu, putlara kulluk yapanlar gibi karşısında el pençe divan durmadığını ifade etmektedir. Böylece bir kısım cahil insanların yanlış anlamalarının önüne geçmiş olmaktadır.

8. Hicr

“Engellemek, yasaklamak; bir şeyden bir parça ayırmak” gibi mânâlara gelen hicr, Kâbe’den sayılmakla birlikte ona dahil edilmeyen alana verilen isimdir. Bu alan, ilk yapıldığı zaman Kâbe’ye dahil bulunuyordu. Aradan geçen uzun zamanla birlikte Kâbe yıpranmıştı. Üstelik bir vadinin ortasında yer aldığından dolayı sürekli sel baskınlarına maruz kalıyordu. Yine böyle bir sel baskını neticesinde Kâbe’nin duvarları yıkılmıştı. Bunun üzerine Mekkeliler, Kâbe’yi yıkıp, Hazreti İbrahim’in at-

162