2. Umre Tavafı
1. Medine’den Çıkış
Peygamber Efendimiz (sallallâhu aleyhi ve sellem) hicretin 10. yılı Zilkâde ayında hac yapmak üzere hazırlıklara başladı. Aynı zamanda imkânı olan herkesin kendisiyle birlikte hac yapmasını bütün inananlara ilan etti. Kendisiyle birlikte hac yapmak isteyenler, yolda katılacak olanlar hariç, Mekke’de bir araya geldiler. Resûl-i Ekrem, Zilkâde ayının 26. günü (miladî 22 Şubat 632 Cumartesi), yanında kızı Fâtıma (radıyallâhu anha) ve hanımları olduğu hâlde inananlarla birlikte yola çıktı. Allah Resûlü, hacda kurban edilmek üzere yanına 100 deve almıştı. Medine’nin dışında Zülhuleyfe denilen yere vardıklarında öğlen namazını seferî olarak kıldı ve ihrama girdi.
Allah Resûlü (sallallâhu aleyhi ve sellem), Zilhicce’nin beşinci günü kuşluk vakti, beraberindeki on binlerce Müslüman’dan oluşan büyük bir kalabalıkla Mekke’ye ulaştı. Kâbe’ye girdiklerinde tavaf yapmakta olan mü’minler yüksek sesle tekbir getirerek Efendimiz’i karşıladılar. Herkes O’na teveccüh etmişti. O ise son derece tevazu içinde şöyle duada bulundu: “Allah’ım! Sen Selâm’sın ve selâm da Sendendir! Rabbimiz! Bizi selâm içinde yaşat! Allah’ım! Bu Beytinin şerefini, ululuğunu, heybetini artır! Ona hac ve umre ile tazimde bulunanların da şeref, heybet, tazim ve iyiliklerini artır!”158
2. Umre Tavafı
Resûl-i Ekrem Efendimiz (sallallâhu aleyhi ve sellem), daha sonra ridâsını, sağ omzu açık kalacak şekilde düzeltti. O bu hareketini daha önce kaza umresinde de yapmış ve şöyle buyurmuştu: “Sakın Kureyşliler sizde bir gevşeklik ve eksiklik görmesin! Bugün onlara, pazusunun kuvvetini gösterene Allah rahmet etsin!”159 Zira müşrikler, mü’minlerin Medine’ye hicret ettikten