şit çeşit mahsullerle rızıklandır!’ dedi. Bunun üzerine Allah buyurdu ki: ‘İnkâr edenleri de rızıklandırıp bir müddet hayattan nasiplendirir, sonra da cehennem azabına düçar ederim. Ne fena bir akıbettir!”
İbrahim ile İsmail Beytullah’ın temellerini yükseltirken şöyle dua ediyorlardı: ‘Ey bizim Kerîm Rabbimiz! Yaptığımız bu işi nezdinde kabul buyur! Her şeyi işiten ve bilen ancak Sensin. Ey bizim Kerîm Rabbimiz! Bizi, yalnız Sana boyun eğen Müslümanlar kıl. Soyumuzdan da yalnız Sana teslimiyet gösteren bir Müslüman ümmet yetiştir. Bize Sana kulluğun yollarını göster, tövbelerimizi kabul buyur. Muhakkak ki tövbeleri en güzel şekilde kabul eden, merhameti her şeyi kuşatan ancak Sensin! Ey bizim Hakîm Rabbimiz! Onların içinden öyle bir peygamber gönder ki; onlara Senin âyetlerini okusun, kitabı ve hikmeti öğretsin de onları tertemiz kılsın. Muhakkak ki azîz Sensin, hakîm Sensin! (Üstün kudret, hüküm ve hikmet sahibisin)’”5
Hazreti İbrahim, oğlu İsmail ile birlikte Kâbe’yi inşa ettikten sonra Cenâb-ı Hak ona, insanları Kâbe’yi ziyarete ve hacca çağırmasını emretmiştir:
ۙ ٍوَ اَذِّنْ فِى النَّاسِ بِالْحَجِّ يَاْتُوكَ رِجَ الً وَ عَلٰى كُلِّ ضَ امِرٍ يَاْت۪ينَ مِنْ كُلِّ فَجٍّ عَم۪ يق
“İnsanları hacca davet et ki gerek yaya gerek binek üstünde, uzak yakın demeden dört bir yandan oraya gelsinler.”6
Emr-i ilâhîye imtisal eden Hazreti İbrahim, Cenâb-ı Hakk’ın yönlendirmesiyle haccın menâsikini7 tespit ederek Kâbe’nin her sene ziyaret edilmesini sağlamıştır. Bu tarihten sonra gelen peygamberler ve ümmetleri Kâbe’yi ziyaret ederek hac yapmışlardır.
Dipnotlar
- Bakara sûresi, 2/124-129.
- Hac sûresi, 22/27.
- Menâsik: Hac ve umre ibadetlerini oluşturan fiiller.