siyle kötülerinizi de bağışlamış, iyilerinize de istediklerini vermiştir! Haydi şimdi Allah’ın adıyla Müzdelife’ye doğru hareket ediniz!”39
Geceleyin Müzdelife’ye ulaşan hacılar burada da ibadet ü taatle meşgul olmaya başlamışlardı. Allah Resûlü bir süre tekbir ve telbiye getirdikten sonra Allah’a hamd ü sena ederek yine duaya durdu. Duasında “Rabbim! Sen dilersen uğradığı zulümden dolayı mazluma Cennet’i verip zalimi de bağışlarsın!” diyor, kul haklarının da bağışlanmasını talep ediyordu. O’nun bu talebini duyanlar, gündüz Arafat’ta yaptığı duayı hatırlamışlardı. İstediklerinin hepsine orada müspet cevap aldığı hâlde, tevbe eden insanın üzerinde kalan kul haklarının da affolması talebi kabul görmemişti. Ümmetinin istisnasız hepsinin affını talep eden Resûlullah (sallallâhu aleyhi ve sellem) ısrarla talebini sürdürüyordu. Bu duayı o kadar tekrarlamıştı ki, nihayet mübarek yüzlerinde bir tebessüm belirdi. Yakınındakiler bunu fark eder etmez, “Ya Resûlallah! Allah’a tazarru esnasında siz hiç gülmezdiniz. Bunun sebebi nedir ki?” dediler.
Allah Resûlü (sallallâhu aleyhi ve sellem), tebessümünün sebebini şu cümlelerle anlattı: “Allah (celle celâluhu), salihlerinizi bağışladı. Ve salihlerinizin, salih olmayanlar hakkındaki şefaatini de kabul buyurdu. İnen ilâhî mağfiret, onları içine aldı ve sonra da yeryüzüne dağıtıldı. Tevbe edip dilini ve elini günahtan koruyan ve sakınan herkesin üzerine yağdı! Şeytan ve askerleri ise ‘Bakalım Allah onlara ne yapacak?’ diye Arafat dağlarının üzerinde gözlüyorlardı. Allah’ın benim duamı kabul buyurduğunu ve ümmetimi de mağfiret ettiğini öğrenince başlarına toprak saçtılar ve ‘Biz uzun zamandan beri onları tahrik edip duruyorduk! Sonunda rahmet ve mağfiret gelip onları bürüdü! Eyvah! Şimdi mahvolduk!’ diyerek çığlıklar kopardılar ve dağıldılar. İşte ben, İblis’in o haline güldüm!”40
Dipnotlar
- Abdurrezzak, el-Musannef 5/17.
- Abdurrezzak, el-Musannef 5/17.