Yâsîn sûre-i celilesinde ise, سُبْحَانَ الَّذِي خَلَقَ الْأَزْوَاجَ كُلَّهَا مِمَّا تُنْبِتُ الْأَرْضُ وَمِنْ أَنْفُسِهِمْ وَمِمَّا لَا يَعْلَمُونَ“Ne yücedir O Allah ki, toprağın bitirdiklerinden, insanların kendilerinden ve daha bilmedikleri nice şeylerden hep çift çift yaratmıştır.”79 buyrularak daha önce icmâlî verilen “Çift yarattık” sözü, burada biraz daha tafsil edilmiştir. Bu âyette evvelâ her şeyin çift yaratıldığına dikkat çekilmiş, sonra da yerin bitirdiği, ot, çiçek, ağaç vs. gibi varlıkların hepsinin, dişi ve erkek olmak üzere bu umumî kanunun şümulüne dahil oldukları vurgulanmıştır.
“Ve nefislerinizden de…” Yani sizin nefislerinizde bulunan şeyler de çifttir. Siz, kadın-erkek olarak çift yaratıldığınız gibi sizin vücudunuz da bu kaidenin dışında değildir. Orada da artı-eksi değerler mevcuttur.
Zannediyorum Kur’ân, “Daha bilmedikleri nice şeyleri de hep çift olarak yaratmıştır.” ifadesiyle ise muhataplarına şu hususu hatırlatmaktadır: “İnsanlar ve hayvanlar dişi ve erkek olmak üzere çift çift yaratıldığı gibi bitkiler de çifter çifter yaratılmıştır. Dolayısıyla aralarında aşılama olmadıkça üreme de olmayacaktır. Ancak sizin bilmediğiniz daha nice çiftler vardır ki, onları ileride göreceksiniz. Şu andaki ilim ufkunuz, araştırma imkânlarınız bunu tespite kâfi değildir. Ne var ki ileride ilim ve fen inkişaf edecek ve siz daha bir sürü varlığın çift yaratıldığını görebileceksiniz. Biz, en büyük sistem ve galaksilerden, yıldızlar ile güneş arasındaki itme-çekmeye kadar ondan da en küçük âleme, insana, hayvana, ota, tohuma ve atomun içindeki temel unsurlara kadar her şeyi çift olarak yarattık.”
Dipnotlar
- 79 Yâsîn sûresi, 36/36.