İçeriğe geç

İşte Kur’ân-ı Kerim burada, “İçenlerin boğazından kolayca geçen hâlis bir süt” ifadesiyle sütün, kan ve fışkı arasından çıkmış olmasına rağmen, insanların rahatsız olmadan içebilecekleri saf, temiz ve tabiî bir nimet-i ilâhî olduğunu anlatmaktadır.

Bilindiği gibi canlılar, gıdaları ağızlarına alıp yutmaktadırlar. Yutulan bu besinler, belli bir ameliye için mideye, mideden sonra da bağırsaklara gitmektedir. Bağırsaklara giden bu besinler burada bulunan villüsler içindeki kılcallar tarafından pislikler arasından tasfiye edilerek kana karışmaktadırlar. Bu, Allah’ın ihsan ettiği hoş bir içecek olan sütün fışkıdan ayrıldığı ilk safhadır. İkinci safhada kana dahil olan bu maddeler, kanın içinde deveran etmekte; daha sonra ise süt veren canlının memelerindeki süt guddelerine (bezlerine) gelen bu protein, karbonhidrat ve yağ çorbası, bu bezler tarafından süt hâline dönüştürülerek memelerin içindeki süt kanalcıklarına sevk edilmektedir.

Evet, işte böyle bir konuyu, hemen hiçbir tereddüde meydan vermeden açık seçik olarak ifade etmek Kur’ân’a has bir keyfiyettir ve mucizedir. Zira, hayvanın karnında olan bu enteresan hâdiselerin insanlar tarafından bilinmesinin mümkün olmadığı, bilhassa asırlar öncesi bir dönemde Kur’ân, daha başka âyetlerde de olduğu gibi, bu haberi bizlere âdeta şöyle vermektedir:

542