İçeriğe geç

mızdan arınmış olarak huzuruna çıkmaya çalıştık, alınlarımızda bir nuranilik, günah lekelerinden arınmış olarak, “gurran muhaccelîn”91 olarak huzuruna geldik” demenin ifadesidir.

Bu bir kadirşinaslıktır, Fahr-i Kâinat Efendimiz’e (sallallâhu aleyhi ve sellem) karşı medyuniyetimizi izhar ve şükranlarımızı sunmadır, vefadır. Bunu terk ise O’na cefadır, gadirdir, hakkını vermemedir, kadirnâşinaslıktır.

Resûl-i Ekrem Efendimiz (sallallâhu aleyhi ve sellem) şöyle buyurur:

مَنْ حَجَّ فَزَارَ قَبْرِي بَعْدَ مَوْ تِي كَانَ كَمَنْ زَارَنِي فِي حَيَاتِي

Haccedip kabrimi de ziyaret eden kimse, beni hayatımdayken ziyaret etmiş gibidir.”92

مَنْ زَارَ قَبْرِي وَ جَبَتْ لَهُ شَ فَاعَتِي

“Kabrimi ziyaret edene şefaatim hak olur.”93

مَا بَيْنَ بَيْتِي وَ مِنْبَرِي رَوْ ضَ ةٌ مِنْ رِيَاضِ الجَنَّةِ، وَ مِنْبَرِي عَلَى حَوْ ضِ ي

“Hane-i saadetimle minberim arası, Cennet bahçelerinden bir bahçedir. Minberim de (Cennet’teki) havzımın başındadır.”94 Yani dünyada oraya gelen, mânâ kadehlerini yudumlayan, ahiretteki havzımdan da benimle beraber kadeh kadeh kevser yudumlayacak demektir.

Fahr-i Kâinat Efendimiz’in, kendini ziyareti vefanın, terk-i ziyareti ise cefanın ifadesi saydığı yerde kalb ürpermeli, O’na saygısızlık yaparım diye tir tir titremeli. “Kâbetullah’ı ziyaret eder de oranın hatibini ziyaret etmeden nasıl dönerim?

91Gurran muhaccelîn: Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) bir hadislerinde, ümmetinin, devamlı abdest almalarından dolayı, kıyamet günü elleri yüzleri nur içinde haşrolunacağını ifade ederken söyledikleri, “elleri yüzleri nurlu, parlak” mânâsına bir ifade.92ed-Dârakutnî, es-Sünen 2/278; el-Beyhakî, Şuabü’l-îmân 3/489; Heysemî, Mecmau’z-zevâid, 4/2.93ed-Dârakutnî, es-Sünen 3/334.94Buhârî, hac 222; Müslim, hac 502.

114