İçeriğe geç

Bu duanın son cümlesi olan وَلَا إِلَهَ غَيْرُكَ ifadesinde, “Başkasına nasıl dönebilirim ki; Senden başka Mâbud-u bi’l-Hak ve Maksud-u bi’l-İstihkak yoktur.” demektir.

Evet, namazda “Allahu ekber”den başlayıp selâm verene kadar hep böyle tevbe yörüngeli bir teveccüh söz konusudur ve işte bu teveccüh, kulu zamanla, adım adım ihsan yamaçlarına doğru götürebilir.

6. Kalb İnceliği ve Namaz

Kalb inceliği bir iman emaresidir. Kalb inceliğinin dili olan gözyaşı da bağrı yanık, ciğeri dağlı sevgi kahramanlarının bir boşalma ameliyesidir. Allah Resûlü (sallallâhu aleyhi ve sellem) şöyle buyurur: “Bir mü’minin gözünden Allah korkusuyla bir damla yaş çıkar da yanaklarına süzülürse o yanakları Allah Cehennem’e haram kılar, Cehennem ateşi dokunmaz onlara.”111 Evet, gözyaşları ötede Cehennem alevlerini, burada da hasret ve hicran yangınlarını söndürebilecek tek iksirdir.

Kur’ân-ı Kerim de, yer yer kalb inceliğini tebcil ve takdir ederek, hakiki mü’minlerin Allah’ın âyetlerini duydukları zaman çeneleri üstü yere kapanacaklarını bildirir.112 Bir başka yerde ise فَلْيَضْحَكُوا قَلِيلًا وَلْيَبْكُوا كَثِيرًا“Az gülsünler, çok ağlasınlar.”113 ihtarında bulunur. Efendimiz’in (sallallâhu aleyhi ve sellem) şu duası da kalb inceliğinin önemini göstermektedir: اللَّهُمَّ إِنِّي أَعُوذُ بِكَ مِنْ قَلْبٍ لَا يَخْشَعُ“Ürpermeyen kalbden Sana sığınırım Allahım!”114

İnce bir kalb, ürperen bir gönül, muhasebe ve murakabeye açık olur. Kendisini sık sık sorgular. Elde ettiği başarıları kendinden bilmediği gibi yaptıklarını da sürekli az görür. Hayır ve hasenat adına doyma bilmeyen bir “Hel min mezid (Daha yok mu?)” kahramanı olur.

126