İçeriğe geç

Bir de bütün güzellik ve cazibesi müphemliğine bağlı düşünce ve fikirler vardır. Bunlara, “ta baştan ölü doğmuş çocuklar” nazarıyla bakılabilir. “Doğmadan ölmek ve ölü olarak doğmak” İşte onların kaderi budur. Ne var ki, bu müphem ifadeler, filozof ağızlarda cazibeli hâle gelir ve bu düşük veya ölülerden cemiyete hayat getirmesi beklenir. Bu da, şeytanın bir başka hilesi ve aldatıcı düzenidir.

f. Şeytan ve Dostları

Yezid b. Umeyre anlatıyor: Bir gün Muaz b. Cebel (radıyallâhu anh) kendisini dinlemekte olan, benim de aralarında bulunduğum cemaatine şunları söylemişti:

“Önünüzde öyle fitneler var ki, o gün mal çoğalır; Kur’ân’ın sırları saçılır. Mü’min-münafık, erkek-kadın, büyük-küçük, hür-köle herkes Kur’ân’dan bir şeyler alır. Ondan sonra da adam şöyle demeye başlar:

‘Ne oluyor bu insanlara ki, Kur’ân okuyup bildiğim hâlde bana tâbi olmuyorlar? Herhâlde yeni şeyler icat etmedikçe onlar bana tâbi olmayacaklar. Öyleyse bunların karşısına Kur’ân’dan başka bir şeylerle çıkmalıyım!’

Dikkat edin! Her türlü bid’attan kaçının! Zira her bid’at dalâlettir. Sizi filozofların saptırmasından sakındırırım. Çünkü şeytan sapıklığa ait sözleri filozofların ağızlarıyla söyler. Bazen de bir münafık hakkı konuşabilir…”

Muaz b. Cebel’in bu sözleri üzerine: “Nasıl olur da, bilgin ve filozof sapık sözler söyler ve münafık hakkı konuşur?” diye sordum. Şöyle cevap verdi:

“Evet, ‘Acaba ne demek istedi?’ dediğin zaman en meşhur filozof ve bilginlerin sözünden dahi kaçın. Ve hak söylendiğinde onu hemen al! Hakkın üstünde daima parlayan bir nur vardır…”165

Ruhun şâd olsun ey büyük fakih, büyük sahabi ve ey Allah Resûlü’nün sadık tilmizi!. Günümüzün sapıkları ve insanları saptıran filozofları ancak bu veciz ifadelerle anlatılabilirdi!.

314