İçeriğe geç

Cinler, rüyalarda bir kısım insanların hususî âlemlerine girdikleri gibi, rüya dışında da temessül eder ve insanların yaşadığı âlemi onlarla paylaşabilirler. Sen, babanı, amcanı, dedeni, nineni rüyanda gördüğün, onların temessülâtına şahit olduğun ve berzah âleminde bir kısım tabloları müşâhede ettiğin gibi, cin âlemi de, daima temessül edip yeryüzünde insanlara görünebilir. Fakat bu, onların asıl hüviyetleri değildir; göründükleri insanların mir’ât-ı ruhlarına (ruh aynalarına) aksediş şekilleridir. Yani alıcının kabiliyet ve istidadına göre bir aksediştir.

Onun için cinleri, Hz. Ömer (radıyallâhu anh) başka, Ebû Hüreyre (radıyallâhu anh) başka, Ebû Zerr (radıyallâhu anh) de başka şekilde müşâhede etmişlerdir. Meselâ, İbn Mesud onları Resûlullah’ın (sallallâhu aleyhi ve sellem) yanında bir gölge şeklinde müşâhede eder. Hz. Ömer, zaif, nahif bir insan şeklinde, Ebû Zerr ise daha başka surette… Bütün bu müşâhedeler göstermektedir ki, cinlerin temessül keyfiyetleri başka başkadır…

Diğer taraftan cinler de tıpkı insanlar gibi doğar, büyür, yaşar, yaşlanır ve ölür. Yer, içer, evlenirler ve çoğalırlar. Erkeklik ve dişilik onlar için de söz konusudur.

Efendimiz bir dualarında Cenâb-ı Hakk’a yalvarmış ve bu yakarışlarını şöyle dile getirmişlerdi:

“Allahım, Senin izzetine sığınıyorum. Senden başka ilâh yoktur. Sen beni doğru yolundan saptırma. Sen öyle bir ‘Hayy’sın ki, asla ölmezsin. Hâlbuki insanlar da cinler de ölürler.”21

Allah Resûlü’nün bu ifadeleri de gösteriyor ki, cinler de insanlar gibi ölümlüdürler. Bunu teyit eden âyet-i kerimeler de vardır. Meselâ bir âyette şöyle denilmektedir: “Allah (celle celâluhu) buyurdu: Sizden önce geçen cin ve insan toplulukları ile beraber ateşin içine girin!”22

222