Kendisi pis olan şeytanın, amelleri de pistir. Zira şeytan, küfrün ta kendisidir. Âyette evvelâ şeytana ait dört pislik sayılmış daha sonra da sadece içki ve kumardan bahsedilip diğer ikisi mevzu edilmemiştir. Zira bu hitap, inananlaradır. Hâlbuki putlar ve fal okları kâfir amelidir. İman ehlinin bunları yapmayacağı, daha doğrusu bunlarla beraber imanın yan yana bulunmayacağı açıktır.
İnsanın ruhî hayatını ve bütün beşerin toplum hayatını bu dört pislikten temizlemedikçe, ne ferdin ne de cemiyetin temiz olması mümkün değildir. İçki masasında aklı, kumar masasında bütün varlığı ve mukaddesatı giden bir insanın, Cenâb-ı Hak’la bağlarını devam ettirebilmesine imkân yoktur. Evet, her iki masaya da dost olarak otursalar bile, şeytan, neticede onları birbirinin can düşmanı hâline getirir. Zira yenilmiş ve bütün varlığı elinden gitmiş bir kumarbazın, yenildiği şahsı sevmesini ve ona muhabbet duymasını düşünmek kadar bir aptallık tasavvur edilemez.
m. Umumî Belâlar ve Şeytan
“Andolsun ki, senden önceki ümmetlere de elçiler gönderdik. Ardından boyun eğip yola gelsinler diye onları darlık ve hastalıklara uğrattık. Bari onlara bu şekilde azabımız geldiği zaman boyun eğselerdi! Ancak, kalbleri iyice katılaştı ve şeytan da onlara yaptıklarını cazip gösterdi. Kendilerine yapılan uyarıları unuttuklarında, (indirmiş olduğumuz sıkıntı ve musibetleri kaldırıp) üzerlerine her şeyin kapılarını açtık. Nihayet kendilerine verilenler yüzünden şımardıkları zaman onları ansızın yakaladık, birdenbire onlar bütün ümitlerini yitirdiler.”191
Âyet-i kerimede Cenâb-ı Hak tarafından kendilerine peygamber gönderildiğinde ona inanıp tâbi olmadıkları gibi kendilerine ihtar mahiyetinde gelen değişik hâdiseleri de itibara almayan ümmetlerin ibretâmiz hâllerine dikkat çekilmekte ve âdeta şöyle buyrulmaktadır:
Dipnotlar
- 191 En’âm sûresi, 6/42-44.