“İş bitirildikten (hüküm verildikten) sonra şeytan onlara şöyle dedi: ‘Allah size gerçek vaad etti, ben de size vaad ettim ama ben sözümden caydım. Zaten benim sizi zorlayacak bir gücüm yoktu. Ben, sadece sizi (küfür ve isyana) davet ettim. Siz de benim davetime hemen koştunuz. O hâlde beni kınamayın, kendi kendinizi kınayın. Ne ben sizi kurtarabilirim, ne de siz beni kurtarabilirsiniz. Ben, önceden beni Allah’a ortak koşmanızı da zaten reddetmiştim. Şüphesiz zalimler için acı bir azap vardır.’”178
Şimdi mühim olan, bu akıbeti dünyada iken görmektir. Yoksa ötede nedamet fayda vermeyecektir. Çünkü o gün herkes kendi başının çaresine düşecek ve kimsenin kimseye hiçbir faydası olmayacaktır. Dudaklardan “Nefsî, nefsî!” dökülecektir ama, neye yarar ki.! Bir kere şeytana uyuldu. O şeytan dünyada iken ahirette olacakları inkâr etmiş ve dostlarına da inkâr ettirmişti. Zaten inkâr, şeytanın değişmeyen karakteridir.
h. Şeytan ve İnkârcılığı
“İkiyüzlülerin (münafıkların) durumu, insana ‘İnkâr et!’ deyip, insan da inkâr edince, ‘Doğrusu ben senden uzağım; âlemlerin Rabbi olan Allah’tan korkarım.’ diyen şeytanın durumu gibidir.”179
Bu âyette münafık, davranışlarıyla şeytana benzetilmiştir. Durumuna muttali olabileceğimiz münafığın, hâline muttali olamayacağımız şeytana benzetilmesi, küfrü telkinde şeytan, gözle görülmediği hâlde münafıktan daha açık ve seçik bir şekilde müşâhede edilebileceğine işaret vardır. Bu neticeye; “Benzetilenin, benzeyenden daha zâhir olması gerekir.” kaidesinden hareketle varıyoruz.
Şeytanın insanı küfre götürmesi, çeşitli yollarla olur. Bunlardan bazılarını şu şekilde sıralamak mümkündür:
aa. Şeytan, kâfiri azdırdıkça azdırır. Bu da onun dünya hayatında küfrünün devamına sebep olur ve artık bir türlü hakikate yol bulamaz.
Dipnotlar
- 178 İbrahim sûresi, 14/22.
- 179 Haşir sûresi, 59/16.