Evet, günümüzde bu konuda ciddî çalışmalar yapılmaktadır. Görülen odur ki, istikbalin süper devletleri, birbirlerine karşı verdikleri kavga ve mücadelede cinleri kullanacak ve böylece başarı oranlarını artırmaya çalışacaklardır.
Aslında, bu bir teshîr ve istihdam meselesi olduğundan, şartlar yerine getirildiğinde cinler, her zaman insanlara musahhar hâle gelebilir ve en ağır işlerde bile istihdam edilebilirler. Kur’ân-ı Kerim, Hz. Süleyman’a (aleyhisselâm) ait mucizeleri nazara vererek bu hususa, açık-kapalı pek çok işaretlerde bulunur ve onları en verimli, en ileri seviyede kullanma yollarını öğretir. Kur’ân’ı dinleyen ve onun dediklerini pratikte tatbik eden kim olursa olsun, bu neticeyi elde edebilir. İşte bu âyetlerden bazıları:
“Onun (Süleyman) için denize dalan ve bundan başka işler yapan bazı şeytanları da emrine vermiştik. Hepsini de gözeten Bizdik.”82
Evet, Hz. Süleyman (aleyhisselâm), kendisine verilen bir mucize olarak cinleri istihdam ediyordu. Bu cinlerden bir kısmı -ki Kur’ân onlara şeytan demekte- dalgıçlık işinde fevkalâde mahirdiler. Bu dalgıç cinler, Hz. Süleyman hesabına çalışıyor ve insanların ulaşmaları çok zor derinliklere dalıp, denizlerin zenginliklerini çıkarıyorlardı.
Telepatinin bu işle alâkası var veya yok onu bilemeyiz, fakat bu âyet bize çok önemli bir noktayı işaret etmektedir ki, o da, ileride -Belki de Jüliver’in hayallerinin tahakkuk ettiği zamanlarda- çok uzun süre deniz altında kalma, orada müreffeh bir hayat yaşama ve bu hayatı devam ettirme imkânı doğacak demektir.
Dipnotlar
- 82 Enbiyâ sûresi, 21/82.